İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Zemin bakım otomasyonu artık bir covid- 19 önceliği oldu

Son altı aydır sürekli dinlediğimiz ve konuştuğumuz ortak konu, kendini izole etme, insan temasını sınırlandırma, sosyal mesafeyi uygulama ihtiyacı ve bunların doğal bir sonucu olarak da gündelik hayatımızda otomasyonun artan önemidir.

Nasıl yani? Ne kadar önemlidir otomasyon gündelik hayatımıza? Anlatmaya çalışacağım.

Genel anlamı ile ne kadar çok otomasyon teknolojisi mevcut ve kullanılabilir ise, insanların işleri manuel olarak yapmalarına daha az ihtiyaç duyulur. Otomasyon, geleneksel adımların atlanmasına izin verir, tipik olarak insanlara zaman ve dolayısıyla para tasarrufu sağlar. Ama şimdi, otomasyona insandan insana temas gerektiren mümkün olduğunca çok adımı ortadan kaldırmanın merceğiyle bakmamız gerekiyor.

Otomasyona duyulan talep artıyor dedik, şimdi bir de bu artan otomasyon talebini sıhhi şartlara ihtiyaç duyarak düşünün. Bu salgında ana yayılım kaynağı insan. Bir noktadan geçtiğimizde, dokunduğumuzda hatta havasını soluduğumuzda virüsleri geride bırakıyoruz. Bu yüzden başka bir insanla fiziksel temasınız olmasa bile, bulundukları yerlere dokunarak dolaylı temas yaratabiliyoruz ister istemez. Artık hepimiz virüslerin çeşitli ortamlarda ne kadar süre yaşayabileceğinin farkındayız. COVID-19 salgını kaçınılmaz olarak toplum ve insan davranışı üzerinde kalıcı etkilere sahip olacak, kaçınılmaz olarak daha önce öncelik olarak görülmemiş, ancak şimdi var olan ihtiyaçlar ve fırsatlar yaratacaktır.

Temizlik otomasyonu artık, özellikle büyük ticari alanlarda, bir önceliktir. Bu alanlarda yaşayan ve çalışan insanlar, yeniden çalışma ortamına dönülmesi gerektiği bu günlerde, bu yerlerin temiz ve güvenli olduğunu bilmek istemektedirler. Ticari kaygılar nedeni ile ilk başta açılan AVM’ler kısıtlı sayıda müşteri alma, tek yönlü dolaşım, ortam ve müşteri sıcaklıklarını ölçme gibi palyatif çözümler ile uğraşa dursun gerçek izolasyon ve virüsten arındırmanın sık, özenli ve bilimsel temellere dayalı zemin bakımından geçtiğini henüz tam anlamı ile algılayamamışlardır. Çalışanlar, kullanıcılar, yöneticiler, kiracılar veya mal sahipleri, kullandıkları alanların nasıl temizlendiğine dair çok daha fazla soru sormakta ancak tatmin edici cevaplar alamamaktadırlar.

Basit önleyici tedbirlerin, sadece pandemik tehditler için değil, her türlü viral bulaşma riskini en aza indirmek için alınması gerektiğini henüz yeni anlıyoruz. Grip bulaşının basit bir türü bile, uygun yaşama ve yayılma koşulları sağlandığında büyük miktarlarda insanı hareketsiz hale getirebilir. COVID-19, bilim temelli temizlik protokollerinin önemini ve sosyal mesafeyi de içeren hastalığın yayılmasını azaltmanın yollarını vurgulayan katalizör olmuştur. Tüm bunları göz önünde bulundurarak, ticari zemin bakımı otomasyonu pazarının önümüzdeki yıllarda katlanarak büyümeye hazır olduğunu söyleyebiliriz.

Ticari alanların muazzam büyüklükteki kullanılabilir alanları göz önüne alındığında, otonom zemin bakım cihazları yatırımlarının oldukça kısa ROI değerlerine sahip olacaklarını görebiliyoruz. Bir yerli startup olan Ara Robotik’e göre “zemin bakımı, pandemi sırasında en hızlı büyüyen ikinci, genel anlamda da dünyanın beşinci büyük endüstrisidir”. Ara Robotik ticari alanlarda gezinmek ve temizlemek için lidar teknolojisi, yapay zeka, görsel algılama ve ayrıştırma ve özel algoritmalar kullanan tamamen otonom zemin bakım robotları geliştirmektedir.

Ara Robotik ülkemizde ticari alanların yüzde 80’inden fazlasının sert zemin olduğunu, yani çok fazla zaman ve insan gücünün geleneksel olarak zemin silmeye/yıkamaya harcandığı anlamına geldiğini belirtiyor. ABD pazarında bu miktar yüzde 50 civarında çünkü kısa tüylü endüstriyel halı çok yaygın. İslam ülkelerinde temizlenmesi gereken halı zeminleri de ticari zemin olarak işlersek ülkemizde de bu oran yarı yarıya olarak düşünülebilir.

Gözle görülür bir kirlilik barındırmasa bile halı kaplı zeminler ortamdaki her türlü toz ve pislik için bir filtre görevi görürler. Ortamda hareket eden insan dahil her cismin bıraktığı döküntüler ve dışardan hava yolu ile taşınan partiküller halı havları içerisinde barınır ve birikir. İnsanlar mekanda yürüdüğünde veya mobilyalar hareket ettirildiğinde, biriken kir, toz ve olası kirleticiler daha sonra karıştırılarak hava kalitesini düşürür. Bu salgından bina sağlığı hakkında bir şey öğrendiysek, hava kalitesinin önemi budur. Öte yandan halı temizlemek insan dikkatini dağıtan ve tamamen görsel kesinlik ve dikkat gerektiren bir işlemdir, sıklıkla tekrarlanması savsaklamaya neden olmaktadır.

Belki daha da önemlisi, otonom zemin bakım robotlarının insanların daha önemli görevlere odaklanmalarını sağlamasıdır. Bir zemin bakım robotunun çalışması, daha önceden o işi yapmakta olan personelin diğer yüzeylerde daha detaylı ve özenli temizlik yapmasına ve katma değerli çözümler yaratmasına yol açacaktır. Bu tür birlikte çalışmalara cobotic (robotların ve insanların performansı optimize etmek için ekip olarak birlikte çalışabilecekleri ortamlar) diyoruz.

Virüslerle mücadele tek seferlik bir iş değil

Ticari ortamların zemin bakımlarından söz ederken artık dezenfeksiyon ve dekontaminasyonu da eklemek zorundayız. Burada UVC ışınımı ve kimyasal sisleme devreye girmektedir. “Temiz teknoloji” otomasyonu ile ilgili geçtiğimiz günlerde yayınladığım bir makalede UVC ışınımı yayan robotlar üreten şirketlerin Çin’de salgını başladığından beri büyük talep artışı yaşadığını ve sağlık tesislerinde enfeksiyonun yayılmasında önemli düşüşler sağladığını anlatmıştım. Ülkemizde de şehir hastaneleri ve bazı AVM’lerde ortam havasını arındırmak için HVAC ünitelerinden partikül maddeleri filtrelemek için UVC ışınlarının kullanıldığını biliyoruz. UVC teknolojisi şimdilik sadece hava ve sert, dokunulan zeminlerde etkili bir biçimde kullanılmaktadır.

Koronavirüs sayesinde vücudumuzu çevreleyen dış ortamın iç sağlığımız üzerinde derin bir etkisi olduğunu fark ettik. COVID-19’dan önce, sağlık genellikle büyük ölçüde bireysel bir şey olarak görülüyordu, yani vücudunuza iyi bakmak için gereken şeyleri yaparsanız yetiyordu. Her ne kadar bu varsayım hala gerçekliğini korusa da, artık çevre temizliği ve sağlığının da vazgeçilmez önemde olduğu anlaşıldı.

Otonom temizleme hem bireysel temizliğin hem de ortam zemin bakımının aynı anda gerçekleştirilmesine olanak tanımaktadır. COVID-19 pandemisinden öğrendiğimiz en önemli şey özellikle ticari mekanlarda zemin bakımının ve dekontaminasyonunun artık hayatımızın çok önemli bir parçası olacağıdır.

İlk yorum yapan siz olun

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Translate »