İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Tecrit

İster olağanüstü hal ister gönüllü sıkı yönetim diye ad koyalım, hepimiz evlerimize kapandık. Arada zaruri haller için çok kısa süreli dışarıya çıktığımda, her zaman çok dolu olan İstanbul trafiğinin neredeyse bomboş olduğunu görmek üzüntü verici. Türkiye’de topyekûn tecrit edildik. Gönüllü olanlarımız da var, gönülsüz olanlarımız da. Umre’den gelenler, yurtdışının başka bölgelerinden gelenler ve karantinadan kaçan sorumsuzlar.

Virüs mü daha tehlikeli, paranoya mı?

Virüs belki hepimize bulaştı. Yeterli düzeyde test yapılmadığı için bilemiyoruz. Mücadelede en başarılı ülke olan Güney Kore vatandaşları arasında günde 20 bin test yaparken, bizde bu sayı şimdiye kadar 15 bin civarında. Yanlış anlaşılmasın, bizim sayı günlük değil, toplam. Daha da vahimi Türkiye test aparatını ABD’ye ihraç ediyor ama bürokrasi hazretleri (belki de siyaset hazretleri) yüzünden bu aparatlar Türkiye’de şimdiye kadar kullanılamadı.

İşte bu durumu gören Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının kamusal açıklamalara karşı güveni erozyona uğruyor. Her kanalda en az üç doktor, sabahtan akşama kadar anlatıyor. Belki de anlattıklarının tek ortak noktası, bu virüs toplumun en az yüzde 70’ine bulaşacak, yapılan bütün girişimler bulaşmanın mümkün olduğu kadar ertelenmesi. Sağlık sisteminin bir anda çökmesinin engellenmesi.

Doğal olarak çoğumuzu saran ölüm korkusu ve bozulan psikolojiler, bir tür toplumsal paranoya…

Oysa virüsü kapanlar arasındaki ölüm oranı abartılacak düzeyde değil.

Ekonomik paketler

Fransa Devlet Başkanı Macron’u dinlerken neo-liberalizmin bittiği hissine kapıldım. 300 milyar Euro’luk bir paket ve büyük şirketlerin kamulaştırılması olasılığı. Çalışanların işsiz kalmalarına izin verilmeyeceği açıklaması. Fransa’da başlayacak bu dalgaya coronasosyalizm adını vermek için çok mu erken?

Hoş diğer AB ülkeleri de benzeri ekonomik paketler sunmanın peşinde. Devletler halkları ile bu tür kriz ortamlarında dayanışmayacaklar ise neden varlar ki?

Mevcut koşullarda aciz kalan AB’nin mevcudiyetini de tartışmak lazım. Schengen sistemi çöktü. Her ülke birbirine karşı iç sınırlarını kapatıyor. Doğal olarak bütün üçüncü ülkeler de bu kapanmadan nasibini alıyor.

Yine her ülkenin virüsle mücadele konusundaki politikası farklı. İtalya ve İspanya’nın durumu ortada, İngiltere ile Hollanda farklı telden çalıyor. Anlayacağınız ortak bir sağlık politikası yok.

Peki bizim ekonomik paketimiz ne alemde?

Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından 100 milyar TL’lik bir paket açıklandı. Yeterli mi? Kesinlikle yetersiz. Anlaşılan ihtiyat akçeleri itibar akçelerine dönüştürüldüğünden paket zayıf çıktı. Kendi adıma bedava kolonya ve maske için 3 yıl iki ay beklemek zorunda kalacağımı da bu vesileyle öğrenmiş oldum.

Bu virüste gelir geçer, ruh sağlığınıza mukayyet olun.

İlk yorum yapan siz olun

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Translate »