İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

S400 gölgesinde Türk ekonomisi

Geçen gün Ankara’dan gelen haberler ilgi çekiciydi. “Ankara halkı korkmasın, F16’lar Ankara semalarında alçaktan ve yüksekten uçuş tatbikatı yapacak” mealinde Ankara valiliğinden yapılan açıklamalar, ister istemez S400’lerin Ankara civarlarında bir yerde denendiğini, bunun için de Türk Silahlı Kuvvetlerinin hava filosu ile irtibatlı bir operasyonun yapılacağı çağrışımını akıllara getirdi.

Bu durum sadece bizim akıllarımıza değil, anlaşılan ABD’nin de akıllarına düşmüş olsa gerek, ABD cihetinden olumsuz mesajların gelmesi gecikmedi. ABD ile ilişkilerde her şey güzel olacak havasında yattığımız gecenin sabahında doların tırmanışa geçtiğini gördük.

Evet, bugünden sonra ekonominin gidişatı büyük oranda dış politikadaki gelişmelere, özellikle de Güneydoğu sınırımızdaki iki yeni büyük komşu ile kuracağımız ya da kuramayacağımız dengelere bağlı. Kuşkusuz ABD ve Rusya iki yeni komşu. Herkes Suriye’nin toprak bütünlüğünden bahsediyor ama fiili durum bambaşka…

ABD ile ilişkilerde ise durum karmakarışık. Türkiye’nin şu anda tek irtibatı Trump. Oysa ABD dendiğinde bize düşman hale gelmiş iki önemli merkez daha bulunuyor. Bunlardan bir tanesi ABD Kongresi (Temsilciler Meclisi+Senato), diğeri Pentagon, yani ABD Savunma Bakanlığı.

Her iki merkez de ABD’nin yerleşik düzeninin temsilcileri ve yerleşik düzen Trump’dan hoşlanmıyor. Bu durumda Trump ile Türkiye’nin ilişkilerinin doğru yöne gitmesi, Türkiye’yi de hedef tahtasına daha fazla oturtuyor. Diğer ifadesi ile Trump karşıtlığı = Türkiye karşıtlığına daha fazla dönüşüyor.

Türkiye bu havayı kolay kolay dağıtabilir mi?

Şüphesiz hayır. Türkiye’nin yerleşik ABD düzeni üstünde herhangi bir lobi gücü yok. Ermeni lobisi, Kürt lobisi, Rum lobisine karşı Türkiye’nn yanında olan güçlü Yahudi lobisiydi. İsrail ile ilişkilerin açmaza girdiği günden bu yana Yahudi lobisi de karşı cepheye geçmiş durumda. Doğru ifadesi ile karşımızda bir lobi koalisyonu var.

Şimdilik rafa kalkmış gibi gözüken ABD tehditleri hemen ısıtılıp tekrar önümüze çıkartılabilir. İşte Ankara’da yapılan tatbikat bir anda gerçek gündeme geri dönmemize neden oldu. Rahmi Turan’ın köşe yazısı ile magazin politikasının içine balıklama atladığımız gündemden, tekrar gerçeklerle yüzleşmeye geri döndük.

Doğal olarak dünyada olan bitenler ülkemizin risk ve avantaj katsayısını fazlasıyla yükseltti. Bazı yorumculara göre Türkiye biz Türklere rağmen önemi giderek artan ülke statüsünde. Kimse bizden vaz geçemiyor ama kimse de bizle anlaşamıyor.

Bu değerlendirmelerin ışığında geleceğe baktığımızda akla kara arasında gidip geliyoruz. Aklımızı kullanabilirsek “iyi”, aklımızı kullanmayı beceremezsek “iyi olmayan” günler bizi bekliyor.

Umarız her şey iyi olur.

İlk yorum yapan siz olun

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Translate »