İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Mutluluk hattı

İnsan, nerede yaşayacağını nasıl seçer? Hangi şehir? Hangi semt? Hangi sokak ya da hangi yarım küre? Afrika’ da, belki Güney Kore ya da Fransa’ da? 

Doğunun mistik ve batının estetik yüzü.

YILMAZ PARLAR – Dilan Bozyel’in Paris Beyrut Mutluluk Hattı kitabının yayınlanmasının ardından aynı ismi taşıyan fotoğraf sergisi Institut Français’de açıldı.

Sergi alanının tüm duvarları “Paris Beyrut Mutluluk Hattı” kitabında yer alan yazılarla kaplandı. Ziyaretçiler mekana girdiklerinde kendilerini Dilan Bozyel’in güzel eseri kitap dünyasında buldular.

Mabel Matiz, Nazan Kesal, Demet Gül, Gülten Kaya ve Birkan Nasuhoğlu gibi isimler başta olmak üzere elit sanatsever davetli sergi açılışına katıldı.

Yaşayacağı şehri, yaşamak istediği şehirleri fotoğraflayarak bulmaya çalışan fotoğrafçı Dilan Bozyel. Hikayesinin ilk ikilem rotası yaşadığında mutlu olacağına inandığı iki şehirde geçiyor; Paris ve Beyrut.

Diyarbakır doğumlu fotoğraf sanatçısı Dilan Bozyel’in annesi Kıbrıs Limasollu, babası Diyarbakır Liceli.

Yirmi yaşına dek doğduğu şehirde yaşamış, adeta bir kalenin içinde büyürken; dünyayı, iki farklı kültürün buluştuğu aile evinde; okuduğu kitaplar ve şiirler, dinlediği müzikler, izlediği filmler ve üç kardeşiyle birlikte oynadığı oyunlardan  öğrenmiş. Kaleden dış dünyaya adımını attığı ve ailesinden uzaklaştığı ilk adımında bir soru belirmiş zihninde:”İnsan, nerede yaşayacağını nasıl seçer?” Hangi şehir? Hangi semt? Hangi sokak ya da hangi yarım küre? Afrika’ da belki Güney Kore ya da Fransa’ da?

Herkesin rotası evine çıkıyormuş; peki, evimiz nerede? diyen Dilan Bozyel, belki büyüdüğü şehirden tanıdık notalarda, belki oryantal bir estetiğin tarihle harmanlanmasında ya da belki yüksek medeniyetin sanatla buluştuğu bohem sokaklarda mutluluğu keşfeden sanatçı, bu nadir bulunan duyguyu kendine saklamak istemeyerek; bir kitap ve yazıların fotoğraflarla buluştuğu bir gezegen hissi yarattığı sergisi aracılığıyla dünya ile buluşturmaya karar veriyor.

Dilan Bozyel manifestosundan özetler“ Doğunun mistik ve batının estetik yüzü beni her iki tarafa da çekiyordu. Orta doğu’dan başlayıp, Avrupa’ ya uzanan yolculuğumda gözlerim ve kameramın ortak iş birliği ile arayışımı fotoğraflar üzerinden sürdürmeye devam ettim; derken Fransız estetik kültürüyle doğu motiflerinin şekil aldığı Beyrut sokaklarında, kültür ve politik tarih fısıltılarını duvarlardan dinledim. Frankofon medeniyetin, Arap gelenekleriyle harmanlanarak insanları güzelleştirdiğine şahit oldum.

Paris’ e doğru yola çıktığımda; başka ama benzer bir rüzgardan büyülendim. Sadece mimari büyü değildi kamerama yansıyan, Paris sokaklarında rastladığım insanların yüzlerinde de hikayeler vardı. Neredeyse karşılaştığım her bir portre başlı başına adeta bir kitap gibiydi. Yalnızca portreler ve mimari de değildi hikaye barındıran; sokaklar, kaldırım taşları, cafelerdeki tabureler, mezarlıklar, metrolardaki müzik sesleri, şehrin tüm akışına yön veren güvercinler. Bir şehir, insanı daha nasıl kendine aşık edebilirdi?” şeklinde ifade ediyor.

Evini aramaya devam eden, yolcuğunun molalarında hep aynı duygu belirdiğini söyleyen; Dilan Bozyel, “Paris’e ve Beyrut’ a derin bir özlem besliyordum. Bu duygunun ölümsüz olması gerektiğine karar verdim; bavulumdan Paris ve Beyrut’ ta çektiğim fotoğrafları ve not defterime karaladığım cümleleri sizlerle paylaşmak için sabırsızca bir heyecan duymaya başladım. Önce kırmızı kaplı bir kitap haline geldi seyahatlerimin mutluluk hattı şehirleri. Kitap, kendine sığamadı; heyecan dolu bir sergiye dönüştü. Paris ve Beyrut, beni şans ve mutlulukla doldurdu.” sözlerinden  sonra, kitabın sayfalarından serginin duvarlarına, gözlerden yüreğe iyi yolculuklar diliyor.

Sergi 9 Şubat 2020 arasında Institut Français’de ziyaretçilere açık olacak.

İlk yorum yapan siz olun

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Translate »