İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Mardin’de turizm olmaz

Kendine özgü benzersiz sanatsal kültürel dokusu olan tarihsel şehir artık kartpostallarda. Eski Mardin’den eser yok.

Kültürel olarak tarihi şehir anlamı insan tezahürlerinin birikimi, şekillerin, dokuların ve renklerin konuşan dünyasını yaratır. Bir sanat eseri gibidir. Tarihi kentselin çok özelliği vardır. Yapısal, sembolik, birbirine bağlı, ortak ve diyalogları vardır. 

Mardin tarihi kentin ana odağın öncelikle kentin zamansal derinliği, Mardin Müzesi’nde sergilenen paleolitik devre ait eserlerden anlaşılmaktadır.

Bugün var olan yaşam doğası, kentin tarihi için ana kriterleri formüle etmenin yanı sıra, kent yaşamının tüm yönlerini birleştiren ve bireyselliklerini tanımlayan esaslı bir temel olarak kentin tarihi ruhunu oluşturmak gereklidir.

Tarihi kent önemli bir özelliği diyalog karakteridir. Kent, “Hoşgörülü” kimliğini de kaybetmiştir.

Sayın Vali, süper güç sizde!

Eski Mardin’i tekrar oluşturabilirsiniz.

 Tarihsel kültürel dokusunu kirleten sanatın ve zanatın en güzel örnekleriyle özgün mimariyi tekrar su yüzüne çıkarabilirsiniz.

Batı belediyelerinde örneklerini gördüğümüz gibi arka bahçeyi gören tek komşunun şikayeti üzerine harekete geçen belediye, “Arka bahçeni ya bir ilgili sektörün şirketi vasıtasıyla düzenlet veya ben düzenleyeyim” diyerek  faturayı önlerine koyuyorlar.

Siz de sayın Valim, eski Mardin diye anılan, sıvalı evlerin bozduğu, mimariye iyileştirme getirebilirsiniz mesela.

Mardin müzede eski eserler kısmında aslına uygun objeler gibi sıvalı evlere dayatmayla hazır dış bezeme karolarıyla (alçı, mermer tozu, sertlendirici gibi malzemelerden yapıldığını sandığımız kalıba dökülmüş oymalı gibi süslü karolar ) mekan duvarlarına giydirme yapabilirsiniz.

Öykü şöyle; 6-8 Eylül 2019 tarihleri arasındaki Midyat Kültür Sanat Festivali kapsamında hazırladığım Midyat Mikrokredi Projesi’nin hayata geçirilmesini konu alan haberime Artuklu Üniversitesi’nin İnovatif Geliştirme Topluğu ve onları destekleyen Mardinli iş adamını ilave etmiştim.

İnovatif Geliştirme Zirvesi 19 yapacaklarını sevinçle karşılamıştım. Açılış konuşması için isim istemişlerdi. Önerdim isimde güzel bir sunuyla katkıda bulunmuştu. İsrarla davet üzerine, deniz kenarında bulunan bir ilçemizde gerçekleşecek film festival akreditasyonumu iptal ederek. Tekrar 4-5 Ekim 2019 tarihleri arasında  İnovatif Geliştirme Zirvesi 19’a katıldım. Ben de “Sınırların ötesinde bir şey yok” başlıklı haberimle konuyu ele almıştım. Benden Sayın Vali ile yabancı bir televizyon kanalı için röportaj yapmam da istenmişti.

Sayın Vali zirvenin ilk yarım günün bitiminde “Röportajı ne zaman yapalım” derken, öğleden sonrası konusunda anlaştık. Röportajı beklerken Sayın Valin’nin özel kaleminden gelen gelen yanıt, Sayın Vali’nin yoğun iş programı nedeni röportajı gerçekleştiremiyeceğimiz oldu.

Keşke sayın vali röportajı önemsese ve yapmayı tercih etseydi. Yapabilsekdik, hedeflenen turizm profilinin kente gelmesi dolayısıyla kent ekonomisine katkıda bulunması bakımından beni sadece memnun ederdi.

Bir şöyle bir gözlemimi paylaşmak isterim. Mardin müzelerinde ziyaretci sayısı çok düşük. Yerli turistler şeker, sabun yani alışveriş peşinde. Eski Mardin sokakları çok az, müzelik gibi, 3 kişinin yan yana yürüyemiyeceği yolda bir arabanın geçişiyle ezilmemek için bir evin kapı boşluğuna kelebek gibi yapıştım mesela.

Kentsel bir organizmanın bütünsel varlığının temeli, yapısıdır. Bütün organizma farklı halkların kültürlerin bileşkesiyle benzersiz bir tarza sahipdir.

Tarihsel şehirlerde algılanan, kültürel ve estetik varlıklar ile sosyo-ekonomik değere sahip olan maddi ve manevi delillerinin değişen derecelerde somutlaştırıldığı kültürel alanda, belirli bir zaman diliminin çerçevesine uyan, çok yönlü bir fenomen olarak anlaşılmasıdır.

Çünkü her çağ kendi şehrini yaratır. Eski sokaklar, seyahat rotaları, evler ve anıtlar varış noktaları olarak algılanmaktadır. Tarihsel hafızanın oluşumu, kriterleri ve insanlığın kültürel arşivinin sınıflandırılması bağlamında ele alınan kültürel mirastır.

Her birinin kendi imajı, yaşam tarzı, dünya görüşü, grup öz farkındalığının unsurları vardır. 

Her biri özel bir insan türü, sosyal ihtiyaçlar ve değer yönelimleri, günlük formlar ve alışkanlıklar yaratır ve kişilerarası ilişkiler tarzı geliştirir. 

Şehir sadece gruplar arasındaki etkileşimi teşvik etmekle kalmaz, aynı zamanda farklı bölgelerle etnik gruplar arasındaki iletişimi sağlar, bazen çok uzaktadır. 

Toplumdaki tüm iletişim sisteminin durumu, inovasyon ve okuryazarlık, yaratıcı potansiyelin birikimi hakkında en önemli bilgileri içeren çeşitli iletişim biçimlerinin bir jeneratörü olur.

En eski ve aynı zamanda insan yurdunun modern formu olan tarihi şehirlar, mimarlar, tarihçiler, coğrafyacılar, ekonomistler, sosyologlar, filozoflar, sanat tarihçileri, çok çeşitli uzmanların dikkatini, derin ilgilerini çekmelidir.

Yeni mimari Mardin’e kelimenin tam anlamıyla doğal ortama dağılmış. Uyumlu bağlantılarını bastırmış ve yok etmiş. 

Böylece kentin tarihi özellikleri yavaş yavaş silinmiş. 

Kentsel mirasa dikkat çekmek, restorasyon ve güncel yaşamdaki korunması ile ilgili sorunları çözmek için tarihi kent kavramın Mardin’de masaya yatırılmasının şart olduğu ortada.

Tarihi bir kentin temel yapısı, dediğim gibi yalnızca bilimsel, anıtsal, kültürel, estetik ve sosyo-ekonomik değerlerin organik bir kombinasyonu temelinde ortaya çıkar.

Sürdürülebilirliğini belirleyen geçmişe ait maddi ve manevi delillerin yer aldığı tarihi dokusunun Mardin’de ortaya çıkarılması ve uygulanması şartdır.

Bunlar yoksa Mardin’de turizm olmaz..

İlk yorum yapan siz olun

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Translate »