İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Kabus

Kötü bir rüya olsa gerek. Önce yaşadığımız deprem felaketi, ardından İdlib’de yitirdiğimiz canlar, Van’da çığ altında kalanlar ve nihayet Sabiha Gökçen’de pistten çıkan uçak, hafif ve ağır yaralılar. Hepsinde doğal ve sosyal afetin iz düşümleri.

Depremde yiten canların arkasında kötü inşaat ve kontrol eksikliği.

İdlib’de yitirdiğimiz canların arkasında çığırından giderek çıkan dış politika ihtiyatsızlığı.

Van’da çığ altında kalanların arkasında belki iyi niyet ama çoğunlukla eğitimsizlik.

Pistten çıkan uçakta, belli ki havaalanı pistinin yorgunluğu, belki uçaktaki bakımsızlık, belki de pilotaj hatası. Bütün seferleri İstanbul havalimanına döndürme inatlaşması, sonunda cehaletin hakimiyeti üstüne kurulmuş bir düzenin sonuçları.

Arada emekli büyükelçilerin manifestosu üstüne yapılan yorumlar.

Gerçek anlamıyla bir kabus, hani uykuda olsak iyi ama maalesef hepsi yaşadıklarımız ve gerçeklerimiz.

Üstünden çok yıllar geçmiş. 1981 yılıydı yanlış hatırlamıyorsam, François Mitterand 20 yılın ardından ilk kez sosyalistleri Fransa’nın başına getirmiş, Claude Cheysson’u da Dışişleri Bakanı olarak atamıştı. Le Monde’un Cheysson ile yaptığı mülakat hiç hafızamdan silinmedi.

Soru: 20 yılın ardından ilk defa sosyalistler iktidara geldi ve siz de çok önemli bir bakanlığı üstlendiniz. Fransa dış politikasında yüzde kaç oranında bir değişimden bahsedebiliriz?

Cevap: Bildiğim kadarıyla 1789’dan bu yana Fransa’nın dış politikasını Fransa Dışişleri Bakanlığı yürütmektedir. Çok başarılı olursam, belki yüzde 1 ile 2 arasında etkim olabilir.

Şişik ego ve tevazu. Kurumsal demokrasi anlayışı ve ben seçildiysem her şeyi yapma hakkı benimdir arasındaki fark.

Siyaset şişik egoları fazla kaldırmaz. Ne olursa olsun tevazu bir yana bırakılmamalı. Peki popülizmden beslenen ve cehaleti kutsayan dönem liderlerine ne demeli? Trump, Putin, Johnson ve niceleri.

Tamam deprem felaketti, o binaları kim inşa etti, o binalarda oturmaya kim izin verdi?

Tamam askerin fıtratında ölüm var, o çocukları ölüme götüren çıkarların ve imzaların arkasında kimler var?

Tamam çığ bir sosyal afetti, kurtarmaya gidenlerin arkasındaki eğitimsizliği kim izah edebiliyor?

Tamam uçak pistten çıktı, bir kazaydı, pist yorgunluğundan, pisti tamir ettirmeyenden, eğer doğruysa uçağın bakımsızlığından, pilotların yeterince eğitimsizliğinden kim sorumlu? Kızılay mı dediniz? Yok o başka, o vergi kaçırmıyor, kaçınmasına yardımcı oluyor. Yorulduk

İlk yorum yapan siz olun

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Translate »