İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Gerilim

Son yazımızda gerek İran ile ABD arasında yaşanan bütün çatışma görüntülerine karşın daha ileri gidilmeyeceği noktasında örtülü uzlaşmayı değerlendirerek, gerekse Libya’da Hafter’in ateşkes çağrısına uyacağı görüntüsünden hareket ederek “detant” başlığını kullanmıştık. Hoş, mesele Orta doğu ve petrolle iç içe geçen çıkarlar ise, ilişkilerde yumuşama ne yazık ki temenni olmaktan öteye geçemiyor.

İran ABD’den sonra AB’yi de tehdit etmeye başladı.

Hafter Moskova’dan herhangi bir anlaşma metni imzalamadan ayrıldı.

Sabahın ilk ışıklarıyla aldığımız haber Anadolu Ajansı’nın Kahire ofisine baskın düzenleyen Mısır polisi, ajans çalışanlarını bilinmeyen bir yere götürdü ya da gözaltına aldı.

Haberler ne kadar iç açıcı değil mi? Umudumuz sizler bu satırları okurken listeye yeni olumsuz gelişmelerin eklenmemesi.

Peki bu iç karartıcı ve gerilimi tırmandırıcı haberlerin dışında hiç mi iyi şeyler olmuyor?

ABD ile Çin arasında birinci faz ticaret anlaşması kabul edildi. 2018 yılının Mart ayından bu yana devam eden ABD – Çin ticaret savaşlarının sona erdiğinin bir tür müjdesi ile karşı karşıya mıyız? İkinci faz anlaşmayı görmeden erken bir iyimserlik olabilir ama her halükarda şu an itibarı ile algı pozitife döndü.

İkinci iyi haber ise bizi gururlandıran, çağdaş Türk kadınını olimpiyat oyunlarında temsil edecek Kadın Milli Voleybol Takımı’na yönelik çağ dışı mesaj veren, kimine göre meczup, kimine göre inancının gereğini dile getiren MHP’nin Düzce Kaynaşlı Belediye Başkanı’na karşı gösterilen tepkilerden geldi. Tepkilerin çığ gibi büyümesi karşısında MHP lideri Bahçeli bu belediye başkanını MHP belediye başkanları listesinden çıkardığını açıkladı.

Tepkileri göstermekten sakınmayanlara da, MHP Genel Başkanı’na da teşekkür etmeyi bir borç olarak değerlendiririz. Çağdaşlık ve çağ dışılık arasındaki bu kavganın şimdilik galibi çağdaşlık gibi gözüküyor. Umarız bu söylediklerimiz ne zaman olacağı asla bilinmeyen seçim dönemlerinde de geçerliliğini korur.

Bir diğer iyi haberde 2 buçuk yıl yurt dışında yaşamak zorunda kalan Sözcü gazetesinin sahibi Burak Akbay hakkındaki yakalama kararının kaldırılması oldu. Bu kararın ardından Sözcü yazarları hakkındaki mantık dışı suçlamaların ürünü olan ve hukuk mantığı ile bağdaşmayan cezaların da üst yargıdan döneceği umudu ortaya çıktı.

Yaşamımızda normalleşme ararken, makulleşmeye doğru giden adımları izlemek, gerilim filminin arasında verilen mola gibi.

İlk yorum yapan siz olun

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Translate »