İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Yeni nesil araç anlayışında: Elektronik firmaları, otomotivci otomotivciler,elektronikçi olmak isteyince; yılların tüketici elektronik fuarı otomotiv fuarına dönüştü

ÖMER BURHANOĞLU
Farplas Otomotiv A.Ş.
CEO – Yönetim Kurulu Üyesi

CES (Consumer Electronic Show), 50 yıldır Las Vegas’ta düzenlenen inovatif şirketlerin yeni ürünlerini ve teknolojilerini tanıttığı, günümüzde dünyanın en önemli tüketici elektroniği fuarlarından biridir. Bu yıl 5 gün boyunca, 4.400’ün üzerinde katılımcıyı, 2.5 milyon metrekare alanı kaplayan 11 farklı bölgede, yaklaşık 250 bin ziyaretçiyi ağırladı. Sadece girişimcilerin holünde 1.200 farklı girişim bulunuyordu.

Son 1 yılda; CES’in medyadaki konu başlıklarına baktığımızda, mobilite dünyasıyla ilgili başlıklar CES’in %45’ini, içinde otomotiv ve araç kelimesi geçen başlıklar ise %21’ini kapsıyor.

Tek başına en çok ilgi çeken başlık ise %9 ile otomotiv teknolojileri. Bu rakamlar bize CES’te endüstrinin ilgisinin nereye doğru yoğunlaştığı açısından önemli bir göstergedir. 5 yıl öncesine kadar CES’te otomotiv konusu konuşulmuyorken, otomotive dedike alan yokken; bugün bir elektronik fuarının liderliğini otomotiv teknolojileri üstleniyor.

Aslında geçmişinde uzun yıllardır otomotivle alakası olmayan yüzlerce firma, mobilite alanında bir şeyler yapmak istiyor. Dolayısıyla otomotiv altyapısı ve data üzerine çalışan çok fazla firma oluştu ve bu firmalar otomotiv sektöründe kendini kanıtlamak için projelerini sunuyor. En önemli örneklerden biri NVidia: Hepimizin piyasada grafik işlemcisi olarak bildiği firma, otonom araçlar için yazılım ve görüntü işleme üzerine, pazarda neredeyse rakipsiz bir firmaya dönüştü. Bu firmalar otomotiv ve mobilitenin yeni hammaddesi olan datayı topluyor.

Bu datayı alıp, işleyip, ürüne dönüştürenler ise donanım geliştirici firmalardır. Bu firmalar arasında en önemlilerinden biri olan platform firmaları; araçların temelin yani yürüyen aksam ve güç ünitesini birleştirip, bunu bir hizmet haline dönüştürüyor. Elektrikli araçların hayatımıza girmesiyle otomotiv dünyasının pazara giriş hızı 3-5 seneden 1-2 seneye kadar inmiş bulunuyor. Eğer platform kullanırsanız bu süre çok daha kısalıyor. Farklı amaçlara yönelik araçlarınızı çok hızlı bir şekilde hizmete alabilir hale geliyorsunuz. Buna örnek olarak; AEV Robotics firması geliştirmiş olduğu modüler şasi sistemi ile temeli ve teknolojisi aynı olan; ama kabuğu, yani gövdesi değişebilen bir araç piyasaya sunuyor.

Bu yazılım ve donanım geliştirici şirketler sayesinde son 2-3 yılda gündemimizde hep yer kaplayan ve gelecekte her zaman kullanmayı hayal ettiğimiz otonom araçlar birçok firmanın gündeminde ön sıradadır. Fakat özellikle CES’te fark ettiğimiz en önemli konulardan biri, artık büyük firmalar, otonom araçların kaçınılmaz bir gerçek olduğunu kabul etmiş durumda.

Hatta bir sonraki safha olan kullanıcıların deneyimine göre araçların özelliklerinin kişiselleştirilmesi üzerine yoğunlaşmış durumdalar ve bu da bir önceki paragrafta bahsettiğimiz esnek platformlar geliştirme konusunu destekler durumdadır.

Bütün bu etkenler aslında mobilite ekosisteminin parçasıdır. Bu ekosisteme hakim olmaya çalışan dev firmalar ise “connected business” alanında yarışıyor. Ford, Continental ve Denso gibi firmalar birleşme ve satın almalar ile sektörde tek noktada birçok farklı hizmeti sunabilecek global firmalara ve platformlara dönüşüyorlar.

Bu sene lansmanını yaptığımız yeni mottomuz ‘’Future. Mobility. Together.’’ kapsamında; kurumsal sermaye şirketimiz F+ Ventures, mobilite çözümleri üreten inisiyatifimiz CSUM (Creative Solutions for Urban Mobility) ve Farplas ile birlikte CES’te yer aldık. Mobilite dünyası, global bir ekosistem olsa da bölgesel olarak lokal partnerlerle yönetilmesi gerekmektedir. Global çözümlerin lokal partneri olarak Farplas, burada hem sektörde, hem de bölgesinde lider firmalardan biri olarak öne çıkıyor.

Dünya ölçeğinde otomotiv sektörüne baktığımızda, Türkiye global pastanın % 1,5’ine sahip. Gelişmekte olan mobilite sektörü ise 3 trilyon kadar büyüklükte. Eğer Türkiye bu pastanın da % 1,5’ine sahip olursa, 45 milyar dolarlık bir pay sahibi olacaktır ki bu rakam Türkiye’nin Cumhuriyet tarihi süresince otomotivden kazandığı rakamdan daha yüksek bir rakamdır. Türk otomotiv endüstrisinin önde gelenleri olarak, bu artan pastadan payımızı almak için görevimiz bağlantılı iş modelleri, sürücüsüz araçlar, elektrikli araçlar, mobility trendlerini takip edip, gerekli adımları atmaktır.

İlk yorum yapan siz olun

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Translate »