İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Değişim, gün be gün değişiyor

Anthony NEVLEY’in romanından uyarlanan “Durdurun Dünyayı İnecek Var” eseri bugünkü ülkemizi ayna gibi göstermekte. Türkçeleştirmesinde büyük katkıları olan rahmetli Gazeteci Orhan Duru’nun emeği ve sahnelerde Tiyatro ustası Genco Erkal’ı seyretmek gençlik yıllarını yaşayanların en büyük hayali idi.  Ne var ki, şu anda ülkemizin içinde bulunduğu karmaşa ve ondan daha kötüsü olan bu sorunların çözümü için en ufak bir çaba göstermeyen tüm siyasi partiler, bizleri bu eseri dünyayı indirmeden önce kendi ülkemizi durdurmak gerekiyor.

Yüzüncü yılına yaklaşan Cumhuriyetimiz şöyle veya böyle acı bırakan “devrimler-darbeler” ya da ne derseniz deyin çalkantılarla geçti. İdamlar yapıldı. Sürgünler devam etmekte. Bu olayların analizini bir tarafa bırakalım. Kıyametin koptuğu olayların merkezine dönüştük.  Siyasi partiler ise bu değişikliklerin ‘bir kez iktidara gelme olasılığımız  oluşsun, bu durum bizim açımızdan faydalı mı olur yoksa tam tersine mi olur diye bakarız’ düşünüyorlar. Bunun hesabındalar.

1978’te başladığım gazetecilikte hep kuşku ile baktığım olayları araştırdım. 12 Eylül, yeni anayasa, politikacılar, Başbakanlar, Cumhurbaşkanları. 18 seneden beri de yakından izlediğim Türkiye’yi idare eden AK Parti.

İktidarın sürdürdüğü “değişim” gün be gün değişirken, muhalefet partilerde hayretler içinde devam eden bir uyum anlaşılır gibi değil. iktidarın şu kanunlaştıran maddeleri kaldıracağım diyen yok.

Yıllar böyle geçip giderken bir gün CHP Ardahan Milletvekili Öztürk Yılmaz ile Meclis’te karşılaştık.

“Emre Bey. Sizinle Meclis’teki makamımda sizinle görüşmek istiyorum. Biliyorsunuz ilkelerimden ayrılmamanın bedelini ödedim. Üyesi olduğum Cumhuriyet Halk Partisi’nden oy birliği ile atıldım. Ben bu saldırıyı kabul edemem. Yeni bir siyasi oluşum içindeyim. Sizin değerlendirmeleriniz benim için çok önemli” dedi.

42 yıldır çalışan bir gazeteci olarak Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Prof. Dr. Erdal İnönü’den başka bir politikacı hatırlamıyorum desem yanlış sayılmaz. Bülent Ecevit ve Süleyman Demirel’de bana itibar gösteren kimseler olmuştu.

Birkaç gün sonra Meclis’te Öztürk Yılmaz ile buluştuk. Hayatta ilk defa yüzde yüz aynı fikirlere sahip olmak ikimizde de çok anlamlı bir temas oldu.

Ardından içinde Prof. Dr. Anıl Çeçen’in de bulunduğu çok farklı düşüncelere sahip kişiler bir araya geldi. Başta Öztürk Yılmaz olmak üzere ben de dahil bir çok kişi düşüncelerini aktırdığı bir toplantıda halkın sorunlarının var olan siyasi partilerin hiç birinde çözüm bulunamayacağı görüşü ortaya çıktı.

Bu yeni hareket Ekim ayında İstanbul’dan başlayarak Anadolu’da, Trakya’da ve 5.5 milyon Avrupa kentlerinde yaşayan Türk vatandaşlarının sesi ile tüm dünyada dinlenmeye başlayacak gibi görünüyor.

İlk yorum yapan siz olun

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Translate »