İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Covid-19 dönemi ve uzaktan yönetim stratejileri

İlginizi çekebilir

Merhaba sevgili dostlarım,

Bu yazının kesinlikle sağlık, siyasetle ilgili olmadığını özellikle hemen belirtmek istiyorum.

Yazım,tamamıyla iş dünyasıyla ve iş dünyasının üst düzey şirket ve kurum yönetimleriyle
özellikle de, içinde bulunduğumuz bu sıkıntılı günlerde, ikili veya çoklu görüşmelere online toplantılara imkan tanıyan webinarlar ile kurumsal iletişim portalları, intranetleri ve bu tür kurum içi veya dışı grup çalışmalarında, yapılmaması gereken yönetim stratejileriyle ilgili olacak.

Yazının giriş bölümü için;Sn. Arzu Deniz Aksoy’un Etik Blog’da ki ‘Daha iyi bir dünyaya doğru’ başlıklı yazısında belirttiği gibi Coronavirüs salgınının etkili olmaya başladığı ocak ayından bugüne kadar, tüm dünyada bir panik havasının hakim olduğunu söylemek hiç yanlış olmaz. Salgınla mücadele kapsamında dünya genelinde yürütülen, tecrit uygulamaları sonucu küresel anlamda ekonomik kriz olasılığı da, diğer bir gündem konusu. Birçok değerli ekonomi uzmanına göre, salgınla mücadelenin ardından, dünyadaki toplumsal düzeni değişmesine yol açabilecek bir dizi ekonomik sıkıntı kapıda beklediğinden,bundan sonra özellikle kurumsal yapılarda, artık gözardı edilemeyecek dijital toplantılar ve uzaktan yönetim stratejilerine önem vermek gerekiyor şeklindeki açıklamalarına katılmamak, mümkün mü? diye sorsam cevabınızın ne olacağını, çok iyi biliyorum. Bu nedenle ve bu dönemi en az hasarla atlatmak için, kurum içi dayanışma ve beraberliğin gereğine binaen konumuz; içinde bulunduğumuz zaman diliminde, ekonomik açıdan hemen hemen herkes ayakta durmaya çalışırken, bu hengame içinde özellikle de şirketlerin, sektörel çalışma alanlarına göre; evden çalışmaya – uzaktan yönetime yönelmeleri ve bu yönelmelerin önemli bir parçası olan webinarlar da yaşanan, deneyimsizlik kaynaklı sorunlar ve sıkıntılar.

Aslında bu da çok normal. Tüm dünya olarak, hepimiz hazırlıksız yakalandık. Ancak 1964 yılı içinde, o dönem ismi Bell olan, şimdiki AT&T tarafından, kameralarla gerçekleştirilen ilk görüntülü görüşme teknolojisinden bu yana; Skype, Demio, Ninja, Jet, GoTo, Hangouts,başta olmak üzere,WebEx, GetResponse, Viber, Messenger, YouTube,Zoom Meeting, WhatsApp, Google Duo, Microsoft Teams, Facebook, İnstagram, Gtalks, ClickMeeting, Vitel,Etgi Grup veVs. gibiteknoloji şirketlerini, bu noktada özellikle vizyonlarından dolayı kutlamak gerek! Eğer bu uygulamalar gündemde olmasaydı, şu sıralar genellikle internet güç ve hız problemleriyle andığımız GSM operatörlerinin ve çağrı merkezlerinin halini, düşünmek bile istemiyorum.

Neyse konumuz bu değil. Konumuz yazının başlığında da yer aldığı gibi Covid-19 döneminde (bence 2020 yılı bu isimle anılacak) uzaktan yönetim stratejileri ve bu stratejiler içinde,ilk planda yer alan ve yol haritamızın oluşturulmasını sağlayan webinar toplantıları.

Yalandan uzak durmak adına, görüntülü konuşmalar hariç, bu tür teknolojiyi ilk kez kullanan ve bunu açıklamaktan çekinmeyen, tüm üst düzey genç veya deneyimli yöneticilerimize saygı duyarak,Ar-Ge’ci ve girişimci özel dostlar ile vizyoner bilişim uzmanları hariç, ileri teknolojiyi planlamak , üretmek gibi,pek bir derdimiz söz konusu olmadığından, bazı dostlara naçizane hatırlatmak istiyorum. Bu tür toplantılar öncesi sohbetlerde, uzman yönetim stratejisti veya otoritesi edasıyla, birbirimize attığımız temelsiz hava ve tripler boşlukta kalıyor. Aslında çok net sırıtıyor ve çaktırmadan da olsa tebessümlere yol açıyor.Aklınızda bulunsun.

Kimler mi? Onlar kendilerini bilir. İş dünyası dışında kendi sosyal yaşamlarında tesadüfen de olsa bir veya iki kez; WhatsApp, Dou,Zoom, Teams, toplantılarına katılan bazı arkadaşlar, bunu uzman bir dijital toplantı yönetmeni edasıyla,bazen tesadüfen de olsa katıldıkları webinarlara yansıtmaya kalkışmıyorlar mı? Pes dememek için zorlanıyorum.

Hele hele, kurumsal yapılarda; online toplantılar ve online kurumsal eğitimler ile online insan kaynakları ve online kurumsal sosyal sorumluluk projeleri, bu kadar gündemdeyken.

Deneyimsiz olmak kesinlikle ayıp değil tabi ki. Herkesin her konuda bir ilki vardır. Önemli olan bunu bilmek araştırmak hazırlık yapmak, gerekirse uzman dostlardan teknolojik destek almak ve zamanı iyi kullanmak gibi.

Bildiğiniz üzere, bu tür dijital toplantılarda en önemli konu zaman. Zaman; maalesef normal toplantılardan daha hızlı ilerliyor, gibi geliyor (izafiyet teorisi, hemen kendini hatırlatıyor) O nedenle bu tür bir webinar yönetiyorsanız, o toplantıyla ilgili; toplantının amacı varsa ve gerekiyorsa bir önceki toplantının çok kısa özeti gündem maddeleri ve öncelikli söz verme, söz sırasını bekleme , konuşana saygı , etkin dinleme , konuşmaya müdahale etmeme , not alma , varsa sorulara cevap verme , toplantı sonucunu veya sonuçlarını netleştirme , takip edilecek konular ve hedeflerle ilgili stratejik planlama ile bir sonraki toplantıda, gündeme ilk alınacak konular , toplantı raporu ve bu raporun katılımcılara dağıtımının önemi, konusunda aynı fikirde olduğumuzu düşünüyorum. Evet bunlar genel webinar kuralları. Bir de, tabii ki; özel konuları + katılımcıları + amaçları gibi kendilerine özgü içerikleri olduğu da muhakkak.

Ayrıca arzu edilirse, tüm webinarların kayıt altına alınabildiğini herkes bildiğinden, eğer kayıt varsa bunu mutlaka toplantı öncesi açıklamakta fayda var. Aksi, bazı sıkıntılara neden olabilir.

Şimdi gelelim, böyle dönemlerdeki uzaktan,evden yönetim stratejilerine:

Aslında normalden çok farklı değil gibi veya en azından bize öyle geliyor. Çünkü henüz daha yaptığımız hamlelerin net sonuçları karşımıza çıkmadı. Bu yıl sonu itibariyle de ancak çıkar ve de önümüzü biraz olsun aydınlatır. Tabii bu olaylar, dünyaya bir ayar verme hamlesi değilse.

Sonuçta önemli olan bu tür kriz dönemlerinin ilk ana ilkesi ayakta kalmak. İkinci ilke ise eğer bir kurumsal yapı söz konusu ise olması gerektiği kadar maddi ve manevi özveride bulunarak işverenler ile çalışanlar arasındaki birlik ve beraberliği sürdürerek bu sıkıntıdan en az fire ile çıkmaktır. İnşallah en kısa zamanda genciyle yaşlısıyla bu sıkıntılı dönemi bir an önce atlatırız.

Bu nedenle; bu gibi, daha önce benzeri pek yaşanmamış ortamlarda, iş dünyasının;standart misyonlu, vizyonlu , organizasyon şemalı , görev tanımlı , swotlu , farkındalıklı, üretim ve hizmet satışlı , etik kurallı , kurumsal iletişimli , sektörel rekabetli ,tedarik zincirli , insan kaynakları performanslı , kurum kimlikli , satış sonrası hizmetli vs, yönetim stratejilerinin detaylarını bir kenara bırakarak, kurumsal yapı içinde katılımcı çözümler üretecek formüllerin aranması, mümkün olduğu kadar tasarrufa gidilmesi, varsa devlet desteklerinin çok sıkı takip edilmesi ve zorunlu harcamaların nakit akış tablosuna göre yapılması,bildiğiniz gibi özellikle büyük kriz dönemlerinde, yönetim stratejilerimizin olmazsa olmazı.

Covid-19 pandemisi gibi, içinde bulunduğumuz uzun vadeli kriz dönemleri de dahil, uzaktan veya yakından – uygulanması gereken özel yönetim stratejilerinde, yapılmasını planladığımız tüm hamlelere;ilkelerimiz ve değerlerimiz doğrultusunda 5N1K sistemi ile yaklaşıp, çalışan memnuniyetini ve motivasyonunu beğeni, takdir ile manevi anlamda destekleyip,hedeflere ulaşmanın ve yeni stratejik planlar yapmanın,uzaktan yönetimin özel hayata müdahale yetkisi vermediğini de unutmadan, ne kadar önemli olduğunu, zaten hepimiz biliyoruz.

Ancak bilemediğimiz ve 45 yıllık çalışma ile 25 yıllık danışmanlık yaşantımda birçok kez şahit olduğum, üst düzey yöneticilerimize nedense çok ama çok zor gelen beğenilerini ifade etme ve teşekkürlerini belirte bilme beceriksizliklerinin,özel ortamlarda 1-1 direkt veya endirekt defalarca hatırlatmalarıma rağmen, halen devam ettiğini görmek, beni gerçekten çok üzüyor.

Aslında, bu yazıyı öncelikle bunun için yazıyorum, yani, tekrar kısaca belirtmek gerekirse
bizim standart yönetim stratejilerimiz içinde, özellikle;iletişim, iletişim, iletişim diye ortalığı çınlatan üst yönetim tarafından beğeni,takdir ifade etmenin çok zor olduğunu biliyorum.

Yeni dönem uzaktan, evden çalışmalarda reply mesaj veya emoji ile de olsa dijital teşekkürü aman ihmal etmesinler. (HR dergiden Sayın Alper Toper ve Sayın Ülgen Özmen’e, bana yaptırdıkları çağrışımdan dolayı, çok teşekkürler)
Bu arada, işlerini doğru yapanları öncelikle tenzih ederek ve de emeğe her zaman saygı duyarak söylemek gerekirse, Linkedin’de ve sosyal medyadaki bazı danışman arkadaşlar; hemen içinde bulunduğumuz ortamın şeklini alarak evden veya uzaktan çalışma , hariçten saha yönetimi, farkındalalık yaratma uzmanı vs olarak, ortalarda süperaktif online eğitimler , seminerler ,konferanslar ,söyleşiler filan diye ahkam kesmiyorlar mı? Neyse…

İster, iş sahibi bir lider, ister- üst düzey yönetici, ister sivil toplum kuruluşu başkanı olun, böyle dönemlerin tüm liderler için çok zor olduğu muhakkak. Hele ki kaynak sıkıntısı da varsa ama sonuçta lider olmak kolay değil. Türkiye Halkla İlişkiler Derneği Başkanı Sn. Fügen Toksü’nün de belirttiği gibi “Kısaca bu dönem liderler için ciddi bir sınav. Bu sınavda liderlerin; özünde insanı ve toplumu kapsayan, dayanışmayı içeren, çalışanlarını koruyan, hızlıca, sakin, doğru ve çevik kararlar alarak, iş yerlerini yaşatmak, bilincinde olması gerekiyor.” değil mi?
Son olarak da; Covid-19 döneminde, İK ve yeni işe alınacak bazı beyaz yaka pozisyonlarla ilgili Linkedin’de yapılan veri araştırmalarındaki çok güzel bir tespitle yazımı noktalamak istiyorum.

Covid-19 ile birlikte, işe alım özellikleri de değişti. Önceden satış pozisyonları için, sınıfına göre ehliyetli ve deneyimli olmak tercih edilirken, şimdi zoom kullanma tecrübelerine bakılıyor.

Bu tespit de, bu yazının zamanlamasının ne kadar doğru olduğunu yansıtıyor.

01.06.2020 Bugün yeniden şekillenen iş yaşamımızın, hayırlı ve uğurlu olması dileğiyle.

Daha mutlu bir gelecek için sevgi ve saygılarımla.

İlk yorum yapan siz olun

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Mission News Theme Compete Themes tarafından yapılmıştır.
Translate »