İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

COVID-19 bir otonomi patlamasının habercisidir

Salgın milyonlarca kişiyi işsiz bıraktı, evlerine gönderdi. Bu işlerden bazıları robotlara verilecek, bir kısmında da robotlarla birlikte çalışılacak.

Koronavirüs salgını dünya endüstrisini keşfedilmemiş çözümlere yönlendiriyor — bazı endüstrilerde bu bir otonomi patlaması demek.

Geçen ay sadece ABD’de 20 milyondan fazla insan işsizlik başvurusunda bulundu. Uzmanlar dünya çağındaki işsizlik rakamlarının ürkütücü olmaktan öte korkutucu olmaya başladığını duyuruyor. Otomasyon ve robotlar bu işlerin ne kadarını alacak, kaç kişi işlerine geri dönecek, geri dönülen işlerin yapısında ve kapsamında nasıl değişiklikler olacak, henüz tam bilinmiyor. Büyük olasılıkla bu soruların cevapları karmaşıktır ve endüstriye göre farklılık gösterir, ancak bir şey açıktır: 4 ay önce ufukta görünen otomasyon trendleri şimdi yanı başımızda!

Dijital teknolojilerin toplumu nasıl dönüştürdüğünü araştıran akademisyenler “Kriz bir tür katalizör olabilir veya yolda olan değişiklikleri hızlandırabilir, neredeyse bir hızlandırıcı görevi görebilir” yorumunun yapıyorlar. Pandemi ortadan kalktıktan sonra yeni bir teknoloji paradigmasının ortaya çıkacağına inanılıyor.

Kriz sadece otomasyona geçişi hızlandırmakla kalmıyor: Uzmanlara göre, bu değişime güç veren yatırımları da artıracak. Brookings Enstitüsü “Teknoloji pahalı olduğu ve şirketlerin bu krizde sermaye yatırımı yapmakta tereddüt edeceği için otomasyonun yavaşlayabileceğine dair bir görüş var” söylemine şiddetle karşı çıkıyor. Enstitüye göre son on yılda ekonomik literatür, bu yatırımların özellikle kriz sırasında yapıldığını gösteriyor.

Sonraki paragraflarda otomasyonun en çok talep gördüğü beş ana sektör bazında Covid-19 krizinin hemen hemen her şeyi kökten değiştireceğini yazmaya çalışacağım.

Perakende sektörü

Mağazalardan restoranlara, perakende sektörü bu salgın tarafından sert ve hızlı bir şekilde vuruldu. Hemen tüm akademisyenler, teknolojinin gelecekte bu pozisyonların bazılarını dolduracağı konusunda hemfikir. Salgın yoğunlaşır veya ikinci/üçüncü dalga gelirse, bizzat insani etkileşimi otomatikleştirecek perakende teknolojileri üreten şirketler için çok ciddi fırsatlar görünüyor.

Marketler ve dağıtım gibi perakende unsurlar salgın döneminde kesintisiz hizmet sunarak yaşam için vazgeçilmez olan bir hizmet yerine getiriyorlar. Ancak her iki alanda da işler geleneksel olarak çok emek yoğundur: kamyon yükleme, raf depolama, teslimat yapma, stok kontrolü vs.

Stok kontrolü ve envanter izleme robotu Tally’i üreten Simbe Robotics yöneticileri “Pandeminin sonlarına doğru ortalık biraz yatıştığında daha fazla perakendeci daha fazla otomasyona sahip olma ihtiyacı ile hareketlenecek” şeklinde düşünüyor. “Zincir marketlerde benzeri görülmemiş bir talep oluşacak ve bu robotik teknoloji üreticilerine fayda sağlayacak.”

Perakende sektöründe kaybedilen işler ekonomi tekrar çevrimiçi olduğunda bir gecede otomasyonla yer değiştirmeyecek mutlaka ancak insanların ulaşım veya ağırlama gibi diğer sektörlerden kurtarılabileceği düşünüldüğünde perakendecilerin çalışmak için daha büyük bir havuza sahip olacağını hesaplamak çok da zor olmamalı.

Robotik bilimi ile uğraşanlar sık ​​sık tekrarlanan görevleri “donuk, kirli ve tehlikeli” işler olarak adlandırırlar. Otomasyon ile halledilebilecek işler arasında ilk başlarda yeniden stoklama, müşteri karşılama ve yönlendirme, ödeme işlemleri ve insanların aradıklarını bulmalarını sağlama, raf düzenin koruma ve tanımlama olacaktır.

Lojistik ve imalat sektörleri

Uzmanlar bu krizin, tedarik zincirini otomatikleştirmek için daha fazla yatırımı çekeceğine inanıyor. Fakat bu çalışmaların bazıları kriz ortasında gerçekleşemez, robot üreticileri orta ve uzun vadeli düşünmek zorundadırlar. Yatırımcılar, yazılımların aksine, robotik girişimleri değerlendirirken bir prototip görmek istiyor. Anlamadıkları şey, bir startup çalışmasında esas maliyetin zaten prototipin hazırlanmasında olduğudur.

Ülkemizde iç ve dış mekan mobil robotlar konusunda ciddi çalışmaları olan Ara Robotik yetkilileri zaten zayıf hatta lafta olan girişim sermayesi konuşmaları bu aralar daha da kurudu ve sessizleşti. Herkes geleceğin robotlarda olduğunu ve bunun harika bir fikir olduğunu söylüyor ama “hele bi sular durulsun!” diyerek erteliyorlar” şeklinde konuşuyorlar. Ama yarın robot sahibi olmak için bugün yatırım yapmalısınız, bunu yatırımcılar anlayamıyor.

İş akışı büyük ölçüde internete dayalı şirketler yeni müşteriler getirmek için bu dönemde çok rahatlar. Depolar için otonom mobil robotları veya AMR’leri kullanan bir tedarik zinciri otomasyonu başlangıcı olan Fetch Robotics, ABD pazarında yıldızı parlayan firmalardan. Şirket, müşterileri sanal olarak devreye alıyor, ardından AMR’leri (Akıllı Mobil Robotlar) gönderiyor ve Skype üzerinden kuruyor. Firma bu yılın ilk 3 ayında satışlarını %63 arttırmış ve daha da devam ediyor. İşin içinde robotlar gibi yüksek bir teknoloji var ise, kurulumun da uzaktan yapılması son derece mantıklı.

Fetch Rotbocis firması sözcüsü “Finans konusunda müşterilerden duyduğumuz şey otomasyon bütçeleri dışındaki harcama ve yatırım kalemlerinin çoğunun dondurulmuş olması.” şeklinde konuşuyor. Yeni müşterilerden çok fazla gelen soru şu: Robotlar sosyal mesafeyi korurken üretime devam etmemizi nasıl sağlayabilir?

Bir depo içerisinde bir arabayı başka bir iş istasyonuna iten personel yerine, örneğin, potansiyel çapraz kontaminasyondan kaçınmak için robot işle görevlendirilebilir. COVID-19 güvenlik kısıtlamaları veya hastalıkları nedeniyle çalışan personel sayısı eksikliğinden kurtulma konusunda da robotlar çok işe yarıyorlar.

Attabotics de satışları hızla artan bir AMR üreticisi ve çok farklı alt sektörlerden sipariş geldiğini söylüyor: klasik perakendeciler yanında mesela Tvlerde yaygın satış yapan kanalların depoları için yoğun bir şekilde AMR talebi olduğunu anlatıyorlar. Bu siparişler yakın gelecekteki alışveriş trendlerinin de habercisidir bence. Perakendecilerin betona değil teknolojiye yatırım yapmazlarsa yok olacaklarını görmek zor değil.

Krizin sonuçlarından birisi de küresel tedarik zincirinde beklenmeyen tüm risklerin gerçekleşmesi olacak. Bu türden bir kesintiniz olduğunda, maliyet hesaplamaları da altüst olacak, karlılıklar çok zarar görecek. Eğer temel işletme araçlarında otomasyona dayalı bir yedeklemeniz veya altyapını yok ise, büyük tedarik zincirlerinin hem itibar hem müşteri hem de ciddi anlamda para kaybedeceğini tahmin etmek zor değil.

Koronavirüsün ürünlerin üretilmesi ve dünyaya dağıtılması süreçlerinin varoluşsal bir değişime yol açacağından söz etmek mümkün artık ve bu ancak artan otomasyonla gerçekleşebilecek. Bir örnek vermek gerekirse, dünya bankacılık siteminin, özellikle IT alt yapısının ne kadar dayanıksız ve hantal olduğunu görmek için 9/11 olaylarını yaşamamız gerekmişti. O zaman da paranı dünya çevresindeki hareketi 9/11 boyutundaki bir yıkıcı etkiye dayanacak güçte değildir ve uzun uğraşlar sonucunda değiştirildi, sağlamlaştırıldı. Sanırım bu krizden çıkan tedarik zinciri profesyonellerinden de benzer gayretler ve hazırlıklar göreceksiniz.”

Operasyonlara otomasyon eklemek, onları sadece kesintiye karşı daha dayanıklı hale getirmekle kalmayacak, aynı zamanda maliyetler de keskin bir şekilde azalacaktır. Perakende ve lojistik şirketi müşterilerinin, pandemi sırası ve sonrasındaki olası ekonomik gerilemeyi sağlıkla savuşturabilmeleri adına maliyetleri azaltmak için yazılım otomasyonu yanında robotik otonomiye dayalı yatırımlara da başvurmaları gerekecektir.

Genel olarak incelendiğinde eğer %5 ile %10 arasında tasarruf hedefliyorsanız, daha etkin bir otomasyon yazılımı ile bunu çözebilirsiniz, bunu yapmanın birçok yolu vardır. Ancak %40 ile %50’lik bir indirim istiyorsanız, o zaman süreci gerçekten yeniden düşünmeniz ve robotik otonomiye mutlaka yer açmanız gerekecektir. Bu bir tercih meselesidir ve firmanızın kısa ve orta vadedeki başarısını belirleyecektir.

“Pandemi sonrasında tüketici alışkanlıklarının değişecek ve e-ticaret çok büyük ağırlıkla eve hizmet getirtmek için kullanılacak” diye söze başlıyor zemin bakım ve depolama AMR’leri geliştiren bir yerli girişim olan Ara Robotik yetkilileri. “Hiçbir tüketici ürünü nasıl hazırladığınız, nasıl paketlediğiniz, raflardan veya depodan nasıl aldığınız ile ilgilenmeyecek, evine, kapısına ne kadar hızlı ve eksiksiz ulaştırdığınız bir kriter olacak artık. Bu işlemlerin hepsini hızlı ve en az maliyetle yapmak için depo ve paketlemede AMR kullanmak zorundasınız bir süre sonra.”

Sağlık Sektörü

Sosyal mesafeyi korumak için özellikle sağlık kuruluşlarında hasta ve malzeme transferi alanlarında robot kullanımı yaygınlaşıyor. Tabii buna zemin bakımı ve dekontaminasyonu ile ortam dezenfeksiyonunu da eklemek lazım. Hem hassas ve 7/24 çalışabilecek hem de çapraz komtaminasyona engel olabilecek şekilde tasarlanan robotlar, sağlık hizmetlerinde vazgeçilmez olacaklar bu pandemi süresince. Örneğin Aethon’un TUG otonom mobil taşıma robotu dünya genelinde 140’tan fazla hastane tarafından ilaçların güvenli bir şekilde verilmesi, hastane yeşilleri (kumaş ürünler) ve yemeklerin taşınması, çöp ve biyolojik olarak tehlikeli atıkların bertarafı gibi görevleri yerine getirmek için kullanılmaktadır.

Ancak şirketin yeni sağlık ortamlarına genişleme yeteneği, kriz zirveye çıkana kadar büyük ölçüde engellenmiş ve ertelenmişti yatırımcılar tarafından. Firmanın basın sözcüsü “Gerek mobil robot fiyatlarının yüksekliği, gerekse de yatırımcıların hatalı değer algısı firmaların bırakın yeni ürün geliştirmelerini, potansiyel müşterilerle yeni etkileşimler yapmayı zorlaştırdı, ancak mevcut müşterilerimiz sunduğumuz teknolojilerin, sunduğumuz otomasyonun bu durumda çok kullanışlı olduğunu çevrelerine yaydıkça müşteri potamız genişledi ve satışlarımız kat kat arttı.” şeklinde konuşuyor.

Aethon’un AMR çeşitleri karantina bölgelerine hizmet verebilir, çöpleri toplayabilir ve hastalara ilaç getirebilir — potansiyel olarak enfeksiyon taşıyan (veya risk altında olan) ve illaki bir insan tarafından yapılması gerekmeyen görevlerdir bunlar aslında. Robotlar, özellikle kritik sağlık alanlarında aslında insanların birbirleriyle yakın temasa geçmemesi nedeniyle bir KKE (Kişisel Korunma Ekipmanı) parçası gibi davranıyor.

Otomasyona uygun bir diğer medikal alan da uzun süreli bakımdır. Hem ilaç taşıma, hem uzaktan ölçülebilecek tıbbi değerlerin aktarılması için AMR kullanımı sağlık yöneticileri tarafından artık çok daha ciddi ele alınıyor. Xenex ve UVD Robotics firmaları UV-C ışınımını mobil bir platforma yerleştirerek senelerdir hastane ortamlarında dezenfeksiyon yapmaktalar, bu pandemi onların ürünlerinin yayılmasına da yol açmaktadır.

Sağlık tesislerini dezenfekte etmek otomasyon ve otonominin özellikle yararlı olabileceği bir alandır ve halihazırda bunu yapan şirketler olmasına rağmen piyasaya her geçen gün yeni firmalar da girmektedir Bu AMR üreten Milvus ve zemin bakım robotları üzerinde çalışan yerli girişim Ara Robotik için de iyi bir fırsat olabilir. Sağlık hizmetleri, öncelikle AVMler ve toplu taşıma terminalleri gibi ticari alanlarda kullanılan Arı robotları için bir pivot olacaktır.

Adrese teslim

Market ürünlerinden ilaca kadar her şeyi sunmaya, düzenlemeye ve temizlemeye yardımcı olmak için robotlara olan talep artıyor. Dünyadaki örnekleri gibi ülkemizde de dronlar ile yapılabilecek teslimatların kapsam ve bunun yasal altyapısı irdelenmeye başladı. Özellikle karantina bölgelerine güvenli ulaşım dronlar ile çok rahatlıkla gerçekleştirilebilir. Savunma sanayiinde mühimmat taşımakta başarı ile kullanılan yerli dronlar, çok da fazla modifiye gerektirmeden, hızlı ve güvenilir bir biçimde paket taşımada kullanılabilirler.

Yurtdışında hastaneler de dahil olmak üzere birçok kuruluşun drone teknolojisini kendi başlarına izole olan ya da enfekte olduğu bilinen hastalara ilaç, yiyecek, su ve test kitleri sağlamak için kullanıldığını görüyoruz. Belli bir yatırım kapsamında ülkemizde de bu konuda çalışmalar yapan firmalar ve özellikle startuplar var destek bekleyen. Gelecek artık sandığımızdan da hızlı ve sancılı gelecek, teknolojiyi geriden takip etme lüksümüz yok.

Sivil Havacılık ülkemizde otonom drone uçuşlarını yaymakta tereddüt ediyor, ancak özellikle bazı sağlık uzmanları ikinci bir koronavirüs dalgası başladığında bir kilitlemeye engel olabilecek altyapı hazırlamanın zamanı olduğuna inanıyor. Bu altyapı dronelar, AMRler, KKE ve uzaktan gözlem kitlerinin tamamını kapsamaktadır. 80 milyonu korumanın başka bir yolu bulunmamaktadır.

ABD’de otonom mobil dağıtım şirketi Starship Technologies, daha fazla potansiyel müşteri evde sıkışıp gıdaya ihtiyaç duydukça evlere dağıtımın çok daha fazla kullandığını söylüyor. Starship “Robotlarımız temassız teslimatlar sağlıyor. Daha fazla insana yardımcı olabilmemiz için robot dağıtım hizmetimizi mümkün olduğunca çabuk yaygınlaştırmaya çalışıyoruz ve marketler, restoranlar ve diğer dağıtım şirketleriyle sıkı iletişim içindeyiz.” şeklinde bilgi vermektedir.

Starship market ve ilaç çok yüksek talep gördüğü için çok yakında ABD ve İngiltere’deki yeni alanlara doğru genişlemeyi planlamakta. Ülkemizde bildiğim kadarı ile bu konuda henüz çalışan bir model bulunmamakta ancak özellikle yerel marketlerin müşterilerinin kapılarına otonom mobil araçlar ile siparişlerini hızlı ve güvenli bir biçimde ulaştırmalarını sağlayan last mile delivery adı verilen sistemler için çok iyi bir pazar olduğumuzu söylemek mümkün.

Pandeminin saldığı korku ve bilinçaltımıza yerleşen “dokunmama” şartlanması öyle yoğun bir duygu ki yiyeceklerimizi veya genel anlamı ile siparişlerimizi başka bir kişinin elinden teslim almak yerine cep telefonumuza gelen bir şifre ile kilidini açtığımız bir araçtan boşaltma fikri Starship gibi robotik teslimatlarının yakın gelecekte dramatik bir şekilde artacağını gösteriyor.

Disruptive yani çağı değiştirebilecek teknolojik buluşlar, ne kadar değerli olsalar da, geçmişte hep McKinsey’in tabiri ile pilot purgatory yani bir anlamda ‘arafta kalan’ olmuşlardır. Çok yıkıcı yenilikler üreten şirketler bu ürünleri toplum tarafından hemen benimsenmezse sorun yaşarlar, bir anlamda boşlukta kalırlar. 4–5 ay öncesine kadar bir fantezi olarak görülen mobil servis robotları, çok kısa bir sürede vazgeçilmez kurtarıcılarımız konumuna gelmiştir.

Bu pandemi, kendisi de sosyal alışkanlıklarda yıkıcı değişiklikler getirdiği için insanlığı bir sonraki aşamaya çok hızlı bir şekilde yönlendirmektedir. Otonomi tüm sektörler için çağı değiştirecek bir altyapı sunmakta ve pandemi de bu değişikliği kabullenmemize zemin hazırlamaktadır.

İlk yorum yapan siz olun

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Translate »