İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Çin’den tren geldi, Marmaray’dan geçti

Dün gece Marmaray’dan ilk Çin yük treni geçti. Ankara’da yapılan törenle ne kadar mutlu olduğumuzu ifade ettik. Tarihi ipek yolu projesi, ya da Çin’in tek kuşak, tek yol projesinin en önemli bağlantısının Marmaray olduğuna kuşku yok.

Biz İstanbullular Marmaray sayesinde ulaşım sorunumuzun biraz olsun rahatlamasına sevinirken, Marmaray’a bizden çok Çinliler’in sevindiğine de kuşku yok.

Peki Çin ne yapmanın peşinde. Bunu anlamak için 2018 büyüme hızının sadece yüzde 6.6 olduğunu, yılın son çeyreğinde ise bu oranın yüzde 6.4’e gerilediğini öncelikle belirtmemiz gerekiyor. Bu rakam bizim de dahil olduğumuz pek çok ülke için büyük bir büyüme oranını temsil ederken, 1990’lı yılların başında yüzde 14.3’ü, 2000’li yılların ortasında yüzde 14’ü gören Çin için tehlike sinyallerini işaret ediyor.

Kasasında bol bol döviz rezervi bulunduran Çin, bir taraftan ülke içindeki kalitesini yükseltmeye çalışırken, öte yandan Batıdaki ihracat pazarlarına daha agresif giriş için ulaşım yollarında etkili olmaya çalışıyor.

Dolayısı ile Marmaray, Çin’den kalkan bir trenin kesintisiz olarak Londra’ya varmasını sağlayacak bir geçiş noktası. Bu durum Çin açısından iki avantajı peşi sıra getiriyor.

Birinci avantaj zamanla ilişkili. Normal koşullarda 30 günde ulaştıkları Avrupa pazarına mevcut koşullarda 12 günde ulaşıyorlar. Yük treninin biraz daha hızlanması halinde bu süre 9-10 güne inecek.

İkinci avantaj ise lojistik maliyeti. TIR’larla yapılan taşımacılık çok pahalı. Uzak pazarlara gidildiği ölçüde yakıt maliyetine diğer maliyetler eklendiğinde çok pahalı bir taşımacılık. Zaman ve taşımacılık maliyeti malın değerine bir tür gümrük vergisi ile eş etkili vergi sonucunu doğuruyor. Dolayısı ile Çin’de üretilen mallar bütün ucuzluklarına rağmen bir rekabet dezavantajı ile karşılaşıyor.

İşte Marmaray’dan geçen Çin treni bu rekabet dezavantajlarını minimize etmek için, Çin ekonomisine, Çin’in azalan büyüme tehdidine bir tür panzehir olarak karşımıza çıkıyor.

Doğal olarak Çin’in Akdeniz yöresindeki pek çok limanı satın alma projelerini de göz ardı etmemek gerekir. Şu sıralar Yunanistan’ın Pire limanlarının pek çoğu Çinlilerin eline geçti bile. Aynı operasyonu İzmir’de de yapma niyetlerini izliyoruz.

Bu gelişmeler karşısında ABD-Çin ticaret savaşlarının yanı sıra AB-Çin ticaret savaşları başlar mı? Hangi düzeye varır? Önemli soru işaretleri.

Peki, bu gelişmeler bizim için ne ifade ediyor?

Türkiye içinde daha fazla Çin malı, AB pazarında (ihracatımızın yüzde 50’si bu pazara yönelik) daha fazla Çin rekabeti, rekabete dayanamamak halinde daha fazla istihdam sorunu. Ankara’da gelişini kutladığımız Çin treni hepimize hayırlı olsun.

İlk yorum yapan siz olun

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Translate »