İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Batı’nın silah ambargosu TSK’nın gücünü ne kadar etkileyecek?

Barış Pınarı Harekatı’nın başlamasıyla birlikte, özellikle batılı müttefiklerimiz peş peşe Türkiye’ye silah satışını durdurduklarını ilan ettiler. İlk açıklama Finlandiya’dan geldi. Onu Norveç, Hollanda, Almanya, Fransa ve son olarak İtalya izledi.

Peki batılı müttefiklerimizin bu ambargosu ne anlama geliyor?

“Ve hem NATO’da müttefiklerimizin önemli bir kısmı, başta Türkiye’nin karşılıklı en çok ticari ilişki içinde olduğu ülke Almanya olmak üzere, Fransa, Norveç, Finlandiya, İtalya ve Hollanda’nın Türkiye’ye silah satışını durdurması, Türkiye’nin askeri kapasitesini nasıl etkiler?” sorusuna yanıt aradım.

Gazeteci Barış Soydan bu konuda güzel bir toparlama yapmış, bu yazıyı hazırlarken ben de oradan alıntılar yaptım. Dilerseniz ilk olarak Türkiye’ye silah ambargosu uygulayacağını ilan eden bu ülkelerden ne kadar silah ithalatı yaptığımızı mercek altına alalım.

İsveç merkezli Stockholm Uluslararası Barış Araştırmaları Enstitüsü’nün veri tabanına bakıldığında, 2000-2018 arasında Türkiye’nin silah ithalatının ülkeler bazında dağılımı şöyle görünüyor:

Tablodan da anlaşılacağı gibi Almanya dışındaki ülkelerin buna Fransa ve Hollanda da dahil, Türkiye’nin silah ithalatında öyle elle tutulur bir yeri yok.

Almanya ile ilginç bir durum söz konusu.

Almanya, Avrupa Birliği sürecinin en az sancılı gitti dönem olan 2005-2010 döneminde Türkiye’nin en önemli silah tedarikçisi durumundaymış.

Sadece 2005 yılında Türkiye’ye Almanya’dan 602 milyon dolarlık silah alımı yapmışız. Bu tutar o yıl yaptığımız silah ithalatının yarısından da fazla. 2006 ve 2007’de de durum aynı.

2010 yılından sonra Almanya’dan yapılan silah ithalatı öyle hızla düşmeye başlamış ki; 2016’da sadece 2 milyon dolarlar seviyesine kadar inmiş. Buna karşın Türkiye’nin 2010 yılından itibaren Amerika’dan yaptığı silah ithalatında ciddi bir artış yaşanmış.

2009’da Amerika’dan sadece 11 milyon dolarlık silah alımı yapılırken, ABD 2011’de başlayan artışla 2000 yılından sonra tekrar Türkiye’nin başlıca silah tedarikçisi konumuna yükselmiş.

Öte yandan 2019’da S-400 alımlarına paralel olarak Rusya’nın payında da büyük bir sıçrama yaşanacağını söylemek her halde yanlış bir öngörü olmaz.

Uygulanacak ambargoların etkisini anlamak için Türkiye’nin yurt dışından hangi silahları aldığına da bakalım dilerseniz.

Yine Stockholm Uluslararası Barış Araştırmaları Enstitüsü verilerine göre; Türkiye’nin ithal ettiği silahlar arasında son dönemde 7 kategori öne çıkıyor. Bunlar:

– Savaş uçakları,
– Zırhlı araçlar,
– Ağır silahlar,
– Motorlar,
– Füzeler,
– Sensörler
– Savaş gemileri.

Dikkat ederseniz bunlar, savaş uçağı, motor ve elektronik sensörler gibi ya Türkiye’nin henüz üretemediği ya da füzelere gibi teknolojisini henüz geliştiremediği silahlar.

Türkiye sadece geçen yıl dünyada en çok silah ithal eden 13’üncü ülke durumunda. 2019’da S-400 füzeleri için ödenecek 2 milyar doların bu yıl silah ithal eden ülkeler sırlamasında Türkiye’yi üst sıralara taşıyacağı aşikar.

30 yıl önce gayrisafi yurt içi hasılamızın yüzde 2.9’unu silah harcamalarına giderken bugün bu oran yüzde 2.5 seviyesinde. Yüzde 0.04’lük oransal gerileme sizi yanıltmasın. Çünkü bu gerileme, ekonomideki hızlı büyümeden kaynaklanmakta ve silah harcamalarında aslında nominal şekilde ciddi bir artış söz konusu.

Stockholm Uluslararası Barış Araştırmaları Enstitüsü’ne göre Türkiye’nin silaha harcadığı para 1988’de 6.7 milyar dolarken, 1992’de 10 milyar doları aşmış, 1997’de 13 milyar dolar, 2000’de de 14.7 milyar dolara ulaşmış.

Bu rakam 2009’da yeniden 13 milyar doları geçti ve 2015’te 14.3 milyar dolar, 2016’da 16.6 milyar dolar, 2017’de 17.8 milyar dolar, 2018’de ise büyük bir artışla 22 milyar dolara çıkmış.

Türkiye’nin son 20 yılda silah sanayinde sıçrama yaptığı artık bilinen bir gerçek ve TSK bugün silah ihtiyacının yüzde 70’ini yerli kaynaklardan karşılıyor.

Türkiye’ye silah ambargosu uygulayacağını açıklayan ülkelerden aldığımız zaten piyade tüfeği, tabanca ve bunların mermileri.

MKE onların bize sattığından daha üstün piyade tüfeğini geliştirdi. Ordu zaten buna geçişi başlattı. Tabancaları da yerli üreticilerden ve yine MKE’den karşılayabiliriz. Mermiyi de. Görünen o ki artık bize bir şey satamayacaklarını anlayınca ambargo fikri akıllarına gelmiş. “Kovulmadım, ben istifa ettim!” tarzında ortadaki yalan…

Dolayısıyla Türkiye’ye silah ambargosu uygulayacağını söyleyen ülkelerin tüm bu söylemleri tam anlamı ile ‘laf-ı güzaf” ve hiçbir ehemmiyeti yok.

Buradan anlıyoruz ki esip gürleyen batılı ülkelerin lider ve siyasetçileri bu mesajları verirken kendi ülkelerindeki halkların gönüllerini hoş etmeye çalışıyor, tamamen seçim kaygıları ile söylüyor ve artık neden bize silah satamayacaklarını kendi vatandaşlarına anlatacak bahaneler geliştirmeye çalışıyorlar…

Hiç dikkate almayın. Gülüp geçin…

Neden mi?

Size bir örnek vermek isterim.

Önceki gün AB’nin dış işleri bakanları Türkiye’ye yapılan silah ihracatına ambargo uygulanması için karar almak üzere toplandı. Ne oldu?

İngiltere resti çekti ve “No!” yani “Hayır” dedi. Neden peki?

Hemen anlatalım. Bunun nedenlerinden biri şu:

Türkiye kendi askeri eğitim ve askeri taruz uçakları olan HürJet ve HürKuş’un tasarım ve test çalışmalarını tamamlamak üzere. Yakında da seri üretimine başlayacak. Seri üretim başladığında jet motlorarını kimden alacağız?

Elbette tüm dünya gibi biz de İngiliz Rolls Roys’tan. İngiltere gelecek milyar dolarlık siparişleri Türkiye’ye neredeyse artık hiç silah satma umudu kalmayan dostlarının lafına bakıp elinin tersiyle iter mi?

Hayır…

Ne diyelim?

Bizim askerimiz de soğuk havalarda el bakımları için bundan sonra Norveçli balıkçıların geliştirdiği kremleri de kullanmayı versin. Arko neyimize yetmiyor?

İlk yorum yapan siz olun

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Translate »