İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Papatya falı

İlginizi çekebilir

Merkez Bankası’nın faiz açıklamasına 24 saatten az kalan şu sırada yazdığım bu yazıdan anladığım piyasalar papatya falına bakıyor. Yarın, yani 19 Kasım günü açıklanacak faiz oranı 400/500 puan arasında kalırsa, değişen bir şey olmayacak gibi. Üstüne çıkarsa TL değer kazanacak, ancak piyasanın daralmasıyla birlikte acı reçete fazlasıyla hissedilecek, yok altında kalırsa kur yükselmeye devam edecek, enflasyonist baskı giderek artacak. Uzmanların yalancısıyım.

Peki Albayrak’ın affının kabulünden sonra Sayın Erdoğan’ın yaptığı açıklamalar ile oluşan iyimser hava sadece Merkez Bankası’nın faiz kararına mı bağlı?

Doğal olarak Merkez Bankası’nın daha önce kağıt üstünde kalan özerkliği gerçek anlamda tesis edilirse, iyimser hava esmeye devam edecektir. Ancak kuşkusuz ekonominin gidişatı üstünde tek faktör Merkez Bankası ve kararları değil. Bu noktadaki esas sorun devletin rakamlarına olan güvenin ciddi anlamda erozyona uğraması. Ne TÜİK verilerine, ne de pandemi ile ilgili verilere ne yazık ki güven yok. Güven olmayınca da bırakın yeni sermaye girişini, çıkışlar gerçekleşiyor ve Türkiye giderek daha da ucuzluyor. Gelecek olanlar da en ucuz zamanlamasını bekliyor. Bunu 2000 krizinde de yaşamıştık.

Doğal olarak iyimser havanın sürdürülebilmesi için olmazsa olmaz ikinci koşul yine Sayın Cumhurbaşkanı’nın ifadesiyle yapılması gereken hukuk reformları. Bir gazetecinin düşünceleri yüzünden, bir iş adamının gerekçesi tam olarak anlaşılmayan faaliyetlerinden ötürü hapiste kalması hukukun üstünlüğüne duyulan güveni azalttıkça ekonominin iyimserliğini sürdürmesi mümkün değil. Dolayısı ile içi şimdilik boş da olsa hukuk reformu lafı yine şimdilik olumlu karşılandı. İyimserliğin devamı için lafta değil icraatta reformu görmek gerekecek.

Peki bunlar yeterli mi?

Hayır. İçine girilen yeni dünya koşulları içinde dış politika çizgimiz ne olacak? Özellikle Biden sonrası ABD bize ne söyleyecek? Öyle ya iktidarımız Trump’a bel bağlamış, seçilmesini dört gözle bekliyordu. Ama olmadı, Trump ne söylerse söylesin Biden kazandı. Diğer ifadesi ile ABD’nin müesses nizamı, diğer ifadesiyle derin devleti güçlenerek karşımızda. Peki bizim giderek derin özelliklerini kaybeden, hani dilim varmıyor ama yüzeyselleşen devlet nizamımız bu gelişmeye ne kadar hazır? Bundan böyle liderden lidere değil kurumdan kuruma ilişkilerin geçerli olacağı açık.

Ben iyimserliğimi korumak istiyorum. Evet Biden seçim kampanyası sırasında bazı yakışık almayan sözler sarfetti. Ama seçildiğinin anlaşılmasının ardından Türkiye’yi ekonomik olarak batırmak gibi bir niyetinin olmadığını, daha güçlü bir NATO görmek istediğini de beyan etti. Obama döneminde Başkan Yardımcısı olarak görev yapan Biden’ın Türkiye’nin AB üyeliğini de desteklediğini hatırlayalım. Bu durumda Türkiye rotasını yeniden Batı’ya çevirecek mi? Bunca uluslararası sorunlar çevremizi kuşatmışken yeni çıkış yolları mı yoksa daha kötüye gidiş mi bizi bekliyor? Dış politika gelişmeleri ile ekonominin gidişatı arasında tam bir birebir ilişki olduğu da gerçek.

Tekrar hukuk reformu meselesine dönelim.  2013 yılından bu yana Türkiye çevresindeki gelişmelere de bağlı olarak özgürlükçü politikaları bir yana bırakarak güvenlikçi politikalara geçiş yaptı. Cumhurbaşkanı’nın hukuk reformu çağrısı yeniden özgürlükçü politikalara dönüş anlamına mı gelecek? Eğer öyleyse Sayın Bahçeli ile sürdürdüğü mutlak işbirliği sürdürülebilir olacak mı? Bunun iç politika yansımaları hesap edilebilir mi?

Bütün bu soru işaretleri önümüzdeki günlerde ekonominin gidişini de belirleyecek.

Bu arada muhalefetimiz ne dillendiriyor diye baktığımızda giderek artan bir YİD (Yap İşlet Devret) projeleri eleştirisini görüyoruz. Sürekli bir kamulaştırma çağrısı var. Geçen gün bir dostumun beni ikaz ettiği lafı paylaşayım. “YİD projelerinde gerçekleşen yatırımlar zaten kamunun malı. Kamu kamunun malını nasıl kamulaştıracak, anlayamadım!” dedi.
Valla ben de anlamadım. Anlaşılan sevgili dostum İtibar Group Başkanı Ertan Acar’da anlamamış, “gel abi bu işi bir araştıralım” dedi.

Araştırmalarımızın sonuçlarını yakında yayınlamaya başlayacağız. Hepimize iyimser günler dilerim. Aman negatif (Corona virüs) kalmaya gayret gösterin.

Mission News Theme Compete Themes tarafından yapılmıştır.
Translate »