İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

SPK Başkanı`ndan önemli açıklama

İlginizi çekebilir

Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) Başkanı Ali Fuat Taşkesenlioğlu, “Mevcut durumda hisse senedi, tahvil, bono, yatırım fonu, otomatik Bireysel Emeklilik Sistemi (BES), gönüllü BES ve benzeri araçlar yoluyla yaklaşık 18 milyon vatandaşımız doğrudan veya dolaylı olarak sermaye piyasalarımız yatırımcısı olmuştur.” dedi.

Taşkesenlioğlu, Hazine ve Maliye Bakanlığı ile ilgili ve bağlı kuruluşlarının 2021 yılı bütçesinin görüşüldüğü TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda yaptığı konuşmada, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını nedeniyle Avrupa da dahil olmak üzere gelişmiş ekonomilerinin alternatif tedarik merkezleri arayışı içerisine girdiklerini belirtti.

Çin’i ilk üç tedarik coğrafyası içinde sayan şirketlerin oranının önemli ölçüde azaldığını, yine ilk üç tedarik coğrafyasında Türkiye’nin yer aldığı AB merkezli şirketlerin oranında ciddi bir artış yaşandığını ifade eden Taşkesenlioğlu, bütün bu veri ve gelişmelerin, Türkiye’nin dinamik üretim yapısı ve avantajlı coğrafi konumunu gözler önüne serdiğini söyledi.

Taşkesenlioğlu, SPK olarak dünyanın ve ülkenin geçmekte olduğu bu zorlu ve sıkıntılı süreçte her zamankinden daha fazla sorumluluk almaları gerektiğinin farkında olduklarını dile getirdi.

Bu nedenle kalkınmaya uzun vadeli kaynak sağlayarak katkıda bulunmak gayreti ile var güçleriyle çalıştıklarını anlatan Taşkesenlioğlu, “Mevcut durumda hisse senedi, tahvil, bono, yatırım fonu, otomatik BES, gönüllü BES ve benzeri araçlar yoluyla yaklaşık 18 milyon vatandaşımız doğrudan veya dolaylı olarak sermaye piyasalarımız yatırımcısı olmuştur. 2020 yılında bugüne kadar 6 şirket 389 milyon lira tutarında pay ihracıyla halka açıldı.” diye konuştu.

Taşkesenlioğlu, eylül sonu itibarıyla SPK kaydında 509 şirketin bulunduğu, bunların 398’inin borsada işlem gördüğünü, bu şirketlerin piyasa değerinin 1 trilyon 468 milyar liraya ulaştığı bilgisini verdi.

Geçen yıl sonu itibarıyla menkul kıymet yatırım fonları tarafından yönetilen varlık miktarının 114 milyar lira olduğunu hatırlatan Taşkesenlioğlu, içinde bulunan koşullara rağmen ağustos sonu itibarıyla bu rakamın yaklaşık yüzde 20 artışla 137 milyar liraya ulaştığını söyledi.

Takipteki alacaklar oranı yüzde 4,1

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) İkinci Başkanı Yakup Asarkaya da Türk bankacılık sektörünün son 18 yılda yıllık ortalama yüzde 20 civarında büyüdüğünü, ağustos sonu itibarıyla aktif toplamının 5, 8 trilyon liraya ulaştığını belirtti.

Son dönemde ortaya çıkan küresel belirsizliklere ve olumsuz piyasa koşullarına rağmen güçlü mali yapısını korumayı başaran bankacılık sektörünün, görece düşük olan finansal katılım seviyesi nedeniyle büyüme potansiyelini sürdürdüğüne dikkati çeken Asarkaya, sektörün kredilerinin 3,5 trilyon liraya, mevduat toplamının 3,3 trilyon liraya ulaştığını bildirdi.

Asarkaya, geçmiş yıllarda bankaların kredi büyümesini fonlayabilmek için kaynak çeşitlendirmesine yöneldiğini, yurt dışı kaynaklardan önemli düzeyde düşük maliyetli kredi sağladığını, ayrıca menkul kıymet ihraçları ile uzun vadeli fon kaynağı elde edildiğini dile getirdi.

Bankaların yurt dışından sağladığı sermaye benzeri borç tutarı ağustos sonu itibarıyla 5,1 milyar dolara ulaştığını ifade eden Asarkaya, şu değerlendirmede bulundu:

“Sektörün temel risk göstergelerini yansıtan likidite, kaldıraç ve takipteki alacaklar rasyoları ile yabancı para pozisyonu yönetilebilir düzeylerde seyretmekte, sermaye yeterliliği rasyosu uluslararası standartların öngördüğü asgari düzeyin oldukça üzerinde bulunmaktadır. Yaşadığımız pandeminin doğurduğu olumsuz koşullara rağmen, ağustos sonu itibarıyla bankacılık sektörümüzün sermeye yeterliliği oranı yüzde 19,3, çekirdek sermaye yeterliliği oranı yüzde 14,8 olarak gerçekleşti. Yaşanan küresel salgının olumsuz etkilerine rağmen bankacılık sektörünün önemli sağlamlık göstergelerinden olan takipteki alacaklar oranı yüzde 4,1 ile gelişmekte olan ve hatta gelişmiş birçok ülkelerden daha iyi durumdadır.”

Gönüllü BES’te katılımcı sayısı 7 milyon civarında

Kamu İhale Kurumu (KİK) Başkanı Hamdi Güleç ise kamu alımlarının kamusal ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla olduğu kadar iktisadi kalkınmayı destekleme aracı olarak da kullanıldığını söyledi.

Bu doğrultuda 2019 yılında yapılan kamu alımlarının toplam tutarının 142,7 milyar lira, 2020 yılının ilk 9 ayında 119,6 milyar lira olarak gerçekleştiğini belirten Güleç, 2019 yılında 1767 adet ve 2020’nin ilk 9 ayında 1531 adet itirazen şikayet başvurusunu inceleyerek sonuçlandırdığını ifade etti.

Kamu Gözetimi Kurumu (KGK) Başkanı Rıza Çelen de gözetim ve inceleme faaliyetleri kapsamında mevzuata aykırılıkları tespit edilen denetçi ve denetim kuruluşları hakkında 2020’de 36 adet gözetim raporu düzenlendiğini, 72 adet inceleme faaliyetinin devam ettiğini belirtti.

Kurum tarafından gözetim ve inceleme faaliyeti kapsamı çerçevesinde 2020 yılında 8 uyarı, bir faaliyet izninin askıya alınması yaptırımının uygulandığını ifade eden Çelen, 21 denetim kuruluşu ve bağımsız denetçinin ikaz edildiğini aktardı.

Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu İkinci Başkanı Ali Ersoy ise sigortacılık ve özel emeklilik sektörünün her geçen yıl istekli bir şekilde büyümeye devam ettiğini söyledi.

Gönüllü BES alanında yaklaşık 7 milyon katılımcının bulunduğu bilgisini veren Ersoy, otomatik katılım sisteminde (OKS) ise 6 milyonluk bir katılımın bulunduğunu kaydetti.

Ersoy, gönüllü BES’te 153 milyar liralık ve OKS tarafında da 11 milyar liralık fon birikiminin bulunduğunu sözlerine ekledi.

Mission News Theme Compete Themes tarafından yapılmıştır.
Translate »